makyajipuclari etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
makyajipuclari etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Şubat 2014 Çarşamba

Allık Uygulaması Nasıl Yapılır?

Merhaba!

Aslında bu konuda gönderi hazırlamak gibi bir niyetim yoktu. Çünkü allığın nasıl sürülmesi gerektiği konusu her yerde sık sık ele alınıp dile getiriliyor, "makyaj hataları" başlıklı videolarda ve blog içeriklerinde "Heidi gibi olmayın!" diye özellikle vurgulanıyor.

Ancak ne zaman "Artık yurdum kadını öğrenmiştir, biliyordur nasıl allık süreceğini!" diye düşünsem, ayaklı bir felaketle karşılaşıyorum. Güleyim mi, ağlayayım mı şaşırıyorum. O zaman anlıyorum ki, kırk bin blog içeriği yazılmış ama bir arpa boyu yol gidilememiş.

Bu nedenle, yapılan makyajı ya taçlandıran ya da yerin dibine sokan allık mevzusunu, başlıklar altında incelemek ve sizlere sunmak istiyorum. 

BAŞLARKEN..

Yüzünüzü tanıyın. Elmacık kemiğiniz nerede, yanak elmanız nerede, çene hattınız nerede, şakağınız nereden başlıyor bunları bilin.


DOĞRU RENGİ SEÇMEK..

Piyasada şeker gibi duran, beni al beni al diye bağıran, sayısız tonda ve pigmentte, sayısız ürün var. Ancak teninize en doğal uyumu sağlayacak allığı edinmek istiyorsanız;

Soğuk alt tona sahip beyaz tenlilerde ŞEFTALİ
Sıcak alt tona sahip beyaz tenlilerde UÇUK PEMBE
Buğday tenlilerde BRONZ KEHRİBAR
Esmerlerde GÜL KURUSU en iyi sonucu verir.




Cilt alt tonunuzu bilmiyorsanız, bu yazımdan yararlanabilirsiniz.


NEREYE SÜRÜLÜR BU ALLIK?

Allık DAİMA elmacık kemiğinin üzerine uygulanır. Altına ya da üzerine değil.


ELMACIK KEMİĞİM NEREDE?

Yanaklarınızı içeri çekip balık surat olun.
Yüzünüzde çukurlaşan hat, elmacık kemiğinizin altıdır. Çıkık kalan kısım, elmacık kemiğinizin ta kendisidir.
Şimdi gülümseyin.
Gülümsediğinizde burnunuzun iki yanında tombullaşan kısımlara yanak elması adı verilir.
Allık uygulamasında ürün daima elmacık kemiklerinin üzerine sürülür. Yanak elmasında allık olup olmayacağına, yüz şekline göre karar verilir.

Yüz şekliniz hakkında emin değilseniz, bu yazıma bakabilirsiniz.


YÜZ ŞEKLİNE GÖRE YANAK ELMASINA ALLIK UYGULANMASI


SON OLARAK..

- Elmacık kemiğinize tam oturacak bir allık fırçası seçin.
- Küçük miktarlarda ve nazik dokunuşlarla çalışın.
- Yuvarlak hareketleri ilk uygulamada değil, dağıtmada kullanın.
- Tepeden ışık alan bir mekânda makyaj yapın. Çok parlak ışıklar, aşırı beyaz ışıklar ve yanlış yönden aydınlatma, aynada göz yanılmasına sebep olur. İç mekândayken son derece normal duran makyaj, dışarıda sirkten kaçmışsınız görünümüne bürünmesine yol açabilir.

Keyifli makyajlar!

8 Ocak 2014 Çarşamba

Yaşlara Göre Cilt Bakımı

İnsan yirmili yaşlarını sürerken, cildi tarafından asla ihanete uğramayacakmış gibi geliyor.

Kazın ayağı öyle değil maalesef. (Burada kaz ayaklarına gönderme yapmıyorum. Gerçekten.)

Yaş kaç olursa olsun, Avrupalı cilt uzmanlarının 3S faktörü olarak tanımladığı ve cildi sinsi sinsi etkileyen bir gerçek var. Smoking, sun, sleep yani sigara kullanımı, güneş ve uyku şeklinde çevrilen bu unsurlar, etkisini hemen göstermese bile zamanla, özellikle otuzlu yaşların başından insana "Eyvah!" dedirtiyor. "Tam teşekküllü cilt ürünleri için çok mu geç kaldım?"

Annemle aramda geçen diyalogu hatırlıyorum. Yaşım o zamanlar 15'ti.

- Fransız kadınları nesiyle meşhurdur?
+ Bakımlılığı?
- Evet. Peki neden?
+ (burada benim yüzümde boş bir ifade belirir, kafamdan türlü sofistike yanıtlar geçmektedir.)
- Çünkü anneler, kızlarına cildine bakmayı küçücük yaştan itibaren öğretir. 13 yaşındaki kızların elinde bile temizleme toniği ve basit de olsa bir nemlendirici vardır. Sen cildine iyi davran, o da sana iyi davransın.

(Bu arada belirtmeliyim, annem 59 yaşında ve cildinde, çene hattındaki hafif hacim kaybı dışında tek bir yaşlanma emaresi bile yok. Ki kendisi meslek itibarıyla son derece stresli ortamlarda çalıştı, uykusuz kaldı vs.)

Peki, uzun vadede genç görünen ve sağlığını muhafaza eden bir cilde sahip olmak için hangi yaşta neler yapmalı?
Dünyanın çeşitli ülkelerinden cilt bakım uzmanlarının ortak görüşlerinden harmanlanan bu yazı, umarım sizin için faydalı olur. Derlemesi bana ait. :)


20'Lİ YAŞLAR 


20'li yaşlarda cilt bakımı, var olanı korumak üzerinedir. Bu dönemde yaşanan cilt sorunları ya ergenlikten kalan akne probleminin uzantısı ya da sürdürülen hızlı yaşam tarzının ve bazı alışkanlıkların (final zamanı sabahlama, aşırı sigara tüketimi, Temmuz ayında Bodrum'da ıstakoza dönme, solaryum gibi) neticesinde ortaya çıkar.

20'li Yaşlar İçin İdeal Cilt Bakımı Rutini

Adım 1 - Cildi kurutmayan ama fazla yağı ve makyaj artığını söken, tercihen köpüren bir temizleme ürünü kullanın. Sabun içerikli ürünler almayın.

Adım 2 - Gündüz için, UVA ve UVB ışınlarına karşı koruma sağlayan bir nemlendirici edinin ve ne olursa olsun bu adımı ASLA ihmal etmeyin.

Adım 3 - 3S faktörü hayatınızda yer ediyorsa, cilde antioksidan desteği sağlayacak bir ürün kullanmalısınız ki bir sabah aynaya bakınca "Kim bu kadın?" demeyin. C vitamini, nar özü ve üzüm çekirdeği ekstresi içerek kremler ve serumlar, antioksidanlar bakımından son derece zengindir. Cildin yaşlanmasına, çizgiler oluşmasına ve pigment değişimlerine yol açan "serbest radikal" sorununu minimuma indirir.

Adım 4 - Geceleri, cildin dinlenme ve kendini yenileme zamanıdır. O yüzden temizlik ve nemlendirme rutinini atlamayın.

Adım 5 - Çok ağır olmamak şartıyla, 20'li yaşlarda göz kremlerine pekala başlanabilir. Cilt bakımı konusunda kadınların aklına takılan en büyük sorulardan biri de budur. "Göz kremine başlamak için erken mi?" Değil. Nemlendirme özelliği yüksek göz çevresi ürünleri, bu yaş grubu için yeterli olacaktır.

ÖZET: Temizleyin, nemlendirin, güneş koruyucu kullanın ve 3S'ten uzak kalmaya bakın!


30'LU YAŞLAR


Güneşe maruz kalma sonucu ortaya çıkan lekeler ve gebelikten / doğum kontrol haplarından kaynaklanan lekeler, bu yaş grubunun azılı düşmanları olarak görülüyor. Yediğiniz her şey, etkisini ertesi gün cildinize ayna gibi yansıtıyor.

30'lu Yaşlar İçin İdeal Cilt Bakımı Rutini

Adım 1 - Cilt temizliği için 20'li yaşlarda kullanılandan biraz daha opsiyonel bir seçim yapın ve kullanımı günde ikiye çıkarın. Papatya, aloe vera gibi bitkisel özlere sahip olan, cildin üzerindeki ölü deriyi hafifçe soyarak kaldıran temizleme ürünleri, daha yerinde olacaktır.

Adım 2 - Göz çevresi bakımını da sabah ve akşam olmak üzere günde iki tura yükseltin. Gündüz kullandığınız göz çevresi kremini güneş koruma faktörü yüksek olanlardan, gece kullandığınız göz çevresi kremini ise nemlendirme özelliği yüksek olanlardan seçin.

Adım 3 - Güneş koruyuculu ürünlere aynen devam. Bu yaşlarda cildin antioksidan ihtiyacı daha da artar. Siz de antioksidan içeriği yüksek ürünlere giderek hem var olanı koruyabilir, hem de 20'li yaşlarda oluşan bazı hasarları geri alma şansını yakalayabilirsiniz. C ve E vitamini içerikli kapsüllerle cildinizi şımartın.

Adım 4 - Retinol (A vitamini), cildin elastikiyetini geri kazanmasını sağlar. Ancak güçlü retinoller, sadece reçeteyle satılır. Yine de piyasada, retinol içeren kremler bulunuyor. Bu kremlerin gece için olanından seçin. Zira retinol, güneşle temas edince etkisini yitiriyor. Bu yüzden en makulü, "uygulamayı gece saatine sarkıtmak" şeklinde tanımlanıyor.

ÖZET: Yaşlanma karşıtı silahlarınızı arttırın ama aynı anda çok fazla ürünü bir arada kullanıp cildinizi yormayın.


40'LI YAŞLAR 


 Östrojen seviyesi düşmeye başladığı için cilt yavaş yavaş kurur ve mimik çizgileri kalıcı hale gelir. Bu durum da kendini en çok dekolte ve boyun bölgesinde gösterir. Gözenekler büyür. Pigmentasyon bozulur. Yaşlılık lekeleri belirmeye başlayabilir.

40'lı Yaşlar İçin İdeal Cilt Bakımı Rutini

Adım 1 - Köpürmeyen ve kurutmayan, ölü derileri soyan bir cilt temizleme ürünü seçin.

Adım 2- Güneş korumasını (SPF) günlük rutininizin olmazsa olmazı haline getirin ki daha ileri hasarlar oluşmasının önüne geçin.

Adım 3 - Retinol ve peptidler, cilt bakımınızın içine çoktan dahil olmuş olmalı. Özellikle peptidler, kolajen üretimini artırır. Bu da elastikiyet konusunda size büyük fayda sağlar. Piyasada her iki maddeyi de içeren serumlar ve kremler bulunuyor.

Adım 4 - Cilt bakım yağlarını, geceleri nemlendiricinizi sürmeden önce uygularsanız, uyku esnasında derinin kendini verimli maddelerle yenilemesi için cildinize fırsat vermiş olursunuz.

ÖZET: Nem, daha fazla nem! Ve ne olursa olsun, cildi daha fazla kurutacak her türlü üründen kaçının.

Minik tüyolar:

- Kreminizi daima dairesel hareketlerle ve yukarı doğru, hafif masaj yaparak sürün.
- Göz çevrenizi, eyeliner sürmek için bile olsa çekiştirmeyin.
- Boynunuzun altına kıstırabileceğiniz ebatta bir lastik top edinin. Bu topu gıdınızın altında tutup sağa sola hareket ettirin. Alışkanlık haline geldiği takdirde bu egzersiz, ilerleyen dönemlerdeki sarkmaları geciktirecektir.
- Kafein ve soğuk, göz altı torbalarının baş düşmanıdır. Neskafeyi buz kalıbında dondurup, göz altlarınıza uygulamayı denediniz mi? Ben denedim, sonuçtan memnunum!


Sizin cilt bakımı rutininiz nasıl işliyor?
Sevgiler!

İllüstrasyonlar: Pinterest

22 Kasım 2013 Cuma

Sivilceleriniz Ne Anlatıyor?

Yaş grubumuz ne olursa olsun, öyle ya da böyle zaman zaman sivilcelerle uğraşmak zorunda kalıyoruz. Bu sinir bozucu deri sorunu yüzünden sokağa yüz makyajı olmadan rahatça çıkamıyoruz, makyaj yaptığımızda da mutlaka kapatıcılardan yardım alıyoruz.

Peki sivilcelerin, vücudunuzun size neyin yolunda gitmediğini anlatma yolu olduğunu biliyor muydunuz?

Yüz haritalandırma yöntemi; antik Çin'de kullanılan ve günümüzün modern dermatolojisiyle harmanlanan özel bir teknik. Olayın temeli, yüzün çeşitli bölgelerinin, çeşitli iç organlardaki problemlerle birebir ilintili olduğu fikrine dayanıyor. Tabii hormonal değişimler gibi bazı durumların önüne geçebilmek mümkün değil ama, hangi bölgedeki sivilceye hangi organdaki sorunun neden olunduğu bilindiği takdirde, daha sağlıklı bir cilt için önlem alabilmek gayet de mümkün!


Bölge No - 1 : ALIN SİVİLCELERİ

Alında çıkan sivilceler, genellikle stresten ve uykusuzluktan kaynaklanıyor. Bu sorunun önüne geçmek ve daha temiz bir alna sahip olmak için geceleri mutlaka 7 ila 9 saatlik bir uyku çekmek ve elimizden birşey gelmeyen konularda kendimizi strese sokmamak gerekiyor.


Bölge No - 2 : KAŞ ÜSTLERİ

Kaşların üzerindeki bölge, direkt olarak bağışıklık sisteminden etkileniyor. Yani bağışıklık sisteminiz düştüyse, kaş üstlerinizde sivilceyle karşılaşmanız son derece mümkün. Muhtemelen soğuk algınlığına ya da gribe yakalanmak üzeresiniz, haberiniz olsun! Kaşlarınızın üzerinde sivilce görürseniz, temponuzu birkaç günlüğüne yavaşlatın ve C vitaminine yüklenin.


Bölge No - 3 : KAŞ ARASI

İki kaşınızın arasında bir sivilce belirdiyse dikkat! Son zamanlarda abur cubur yemeye fazlaca yönelmiş olabilirsiniz. Hatta belli bir yiyeceğe alerjiniz bile olabilir! Bu bölge karaciğere bağlıdır. Meyve ve yoğurt tüketerek vücudunuza giren sağlıksız besinleri detokslayın.


Bölge No - 4 : YANAKLAR

Yanaklarda beliren sivilceler, solunum sistemiyle alakalıdır. Havası kirli olan bir yerde yaşıyorsanız, astımınız varsa, bronşitiniz tuttuysa veya sigara içiyorsanız; yanaklarınızda sivilce çıkması son derece normaldir.


Bölge No - 5 : ÇENE

Dudak altında ve çenenin iki yanında beliren sivilceler, hormonal değişimlerden kaynaklanır. Dolayısıyla bu konuda yapılabilecek fazla bir şey yok, neticede kadın bünyesi:)


Ayrıca;

- Şakaklarda ve kulakların altında çıkan sivilceler, böbreklere bağlıdır. Daha fazla su için!
- Çenenin tam ortasında çıkan sivilceler, sindirim sistemiyle ilgilidir. Hazımsızlık sorununuz olabilir.

20 Ekim 2013 Pazar

İki Çeşit "Dumanlı" Göz Makyajı

Dumanlı göz makyajı zordur.
Malzemeden kıssanız, istediğiniz efekti veremezsiniz.
Malzemeyi bol kullansanız, dayak yemiş pandalara dönersiniz.

Ya da makyajınız akar, sizi yarı yolda bırakır, ağlamış bir ifadeye bürünürsünüz.

Peki nasıl malzemeler seçmek, nasıl bir teknik izlemek, neleri unutmamak, nelerden kaçınmak gerekiyor?

Sizler için oturup, gri - siyah tonlarda iki farklı göz makyajı yaptım.

ÖRNEK 1


Bu, hepimizin bildiği ve günlük hayatta da farklı tonlarda farlar kullanarak yaptığı gölgeli makyaj. Ancak bu makyajı tam anlamıyla dumanlı olarak tanımlayamayız.
Neden diyecek olursanız..
Dumanlı göz makyajında esas nokta, keskin hatlardan uzak durmaktır.
Keskin eyeliner çizgileri, sert gölgeli geçişler, devasa takma kirpikler..

Bunlar dumanlı göz makyajında olmaması gereken unsurlardır.
Dolayısıyla yukarına fotoğrafını gördüğünüz makyajı "yarı gölgeli yarı dumanlı" diye adlandırabiliriz.

Özetle; her koyu makyaj, dumanlı değildir!:)

Peki ben bu makyajı nasıl modifiye ettim?
Gölgelendirmeleri tombul bir far fırçasıyla yaptım, alt kirpik diplerine ise hafif taşan puslu bir görünüm verdim. Takma kirpik kullanmadım. Böylece ortaya, keskin tek noktası eyelinerın kendisi olan, ancak yine de nispeten yumuşak hatlara sahip, yarı gölgeli yarı dumanlı bir makyaj çıktı.

Kullanım alanları:
 Gece davetleri, gece verilen iş yemekleri, özel randevular, nişan, düğün gibi organizasyonlar, 
etek - elbise - topuklu ayakkabı gerektiren her türlü ortam.


ÖRNEK 2


Esas dumanlı göz makyajı budur.
Koyu renkler var ancak keskin hatlar yok.
Tonlama, koyudan açığa doğru gidiyor.

İşin sırrı ise geniş bir far fırçasıyla renkleri sürekli olarak karıştırıp dağıtmak.Eyeliner sürecekseniz, onu da kurumasına fırsat vermeden yine bir fırçayla dağıtın.

Kullanım alanları:  
Dudakların sade tonlarda kalması şartıyla günlük sosyal hayatta hemen her ortam, konserler, barlar, arkadaşlarla gece gezmeleri.
Kot pantolonla kombinlenirse daha da sofistike ve seksi durur.


DUMANLI GÖZ MAKYAJI YAPARKEN...

- Elinizin altında birden fazla far fırçası olsun.
- Alt kirpik dibinde renk dağıtma yaparken gözlerinizi kapatın. Bu işlemde kullandığınız fırçanın dar, enli ve temiz olmasına özen gösterin.

- Fırçaya bol malzeme yüklemeyin. Özellikle yüksek pigmentasyonlu farlarda işiniz çok zorlaşır. Uygulamanızı küçük dokunuşlarla yapın.

- Gözlerinize, yüz makyajınızı tamamladıktan sonra geçin. Ama göz altı kapatıcısını en sona bırakın. Dökülmelere karşı önlem almış olursunuz.
- Mutlaka ama mutlaka far bazı kullanın.
- Dudaklarınız nude tonlarda olsun. Hem gözü hem dudağı vurgulamaya çalışmayın.
- Yanaklarda aşırıya kaçmayın.

- Dumanlı makyajın ana rengi siyahtır. Ama işin içine koyu yeşil, koyu mavi, mürdüm ya da bronz kahve gibi ışıltılar da katabilirsiniz. Neden olmasın?

17 Ekim 2013 Perşembe

Neyi Ne Zaman Çöpe Göndermek Lazım?

Her üründe olduğu gibi, makyaj malzemelerinin de bir raf ömrü var.

Farklı kaynaklarda, farklı süreler geçiyor.
Ancak hemen belirteyim, aşağıda sıralayacağım raf ömürleri Bobbi Brown'ın çıkarmış olduğu Makeup Manual adlı kitaptan alıntıdır.

Dolayısıyla şüpheye, acabaya mahal yok!


Likit ve krem fondötenler - 2 yıl
Kapatıcı- 2 yıl
Pudra - 2 yıl
Maskara - 6 ay
Ruj - 12 ila 18 ay
Dudak ve göz kalemleri - 12 ila 18 ay
Göz farı - 2 yıl
Toz allık - 2 yıl
Krem allık - 2 yıl
Nemlendirici - 2 yıl
Göz kremi - 6 ay
Güneş koruyucu - 2 yıl
Yüz kremi - 2 yıl


Ufak Hatırlatmalar

Orijinal tüm cilt ve kozmetik ürünlerinin ambalajlarında, kapağı açılmış bir ürün logosu bulunur. Üzerinde de ürünün açıldığı andan itibaren dayanma süresi yer alır. Yukarıdaki genellemeleri göz önünde bulundurun ama ürünün arkasındaki süreye de dikkat edin.

Ojelerinizi serin ve kuru yerde saklayın. Buzdolabı bir çözüm elbette, ama buzdolaplarının soğutma dereceleri değiştiği için, ojeniz donabilir! Ya da koleksiyon sahibiyseniz, sığdıracak yer bulamayabilirsiniz. Çözüm, ojeleri ışık geçirmeyen bir kutuya dizerek, yine ışık almayan bir yerde muhafaza etmek. Bu makyaj çekmecesi, yatağınızın altı ya da gardrobunuzun içi olabilir.

Ve diyelim ki satın aldığınız ürün, garipleşmeye başladı. 
Bu fondötende sulanma, pudralarda kimyevi koku, 
rujda; sürdüğünüz zaman ağzınızın içinde metalik tat, 
göz ürünlerinde kaşıntı, kızarma şeklinde kendini gösterebilir.
Kokuda dokuda bozulma varsa, hiç risk almayın, gönderin çöpe gitsin.
Hiçbir şey sağlığınızdan daha önemli değil.

Sevgiler!

9 Ekim 2013 Çarşamba

Seyahat Öncesi Makyaj Çantası

Yarın sabah yola çıkıyorum ve dört gün boyunca İstanbul'da olacağım.

Haliyle son iki günü, valizimi hazırlamakla geçirdim.
Valiz dediğime de bakmayın ha! Şu minik, hostes boy olanlardan götürüyorum.

Böyle durumlarda insanın ihtiyaçlarını çok iyi belirlemesi gerekiyor ki yanında saçma sapan, gereksiz şeyler taşımasın.
Biri "gereksiz şeyler taşımamak" mı dedi?

Hah..
Bir kadının makyaj çantası kadar "gereksiz" şeylerle dolup taşan bir nesne olabilir mi?

Ne bulursak "O da lazım olur, bu da lazım olur!" diye bir tıkıştırıyoruz, sonunda içinden iki rujla bir pudra kullanıp dönüyoruz. E ne oldu?

İşte o yüzden, benim seyahat öncesi makyaj çantamı hazırlamam da biraz zaman aldı.
Bakalım yanımda neler götürüyorum?


Watsons BB Cream - Light
Max Factor Lasting Performance Fondöten, 105 Soft Beige
Seyahat zamanlarında cildimin ne yapacağı belli olmuyor. Hiç sorun yaşamadığım dönem de var, yüksek kapatıcılığa ihtiyacım olduğu zamanlar da. Bu nedenle ikisini de yanıma aldım. Bir de Giordano yüz bazımı koydum ama onu fotoğraflamayı atlamışım, sonradan aklıma geldi.


Essence Match 2 Cover Kapatıcı
Flormar Terracota Pudra


Essence Me and My Ice Cream Serisi Krem Allık, 01 Ice Bomb
Bu krem allığı çok seviyorum, tenime mükemmel uyum sağlıyor, kolay uygulanıyor. Yanımda allık fırçası taşıyasım da yoktu zaten!


Essence Me and My Ice Cream Serisi Göz Farı, 01 Cone Head
Bu farı aydınlatıcı olarak kullanıyorum. Çok minik olduğundan çok yer kaplamıyor.


 Essence I Love Stage Göz Farı Bazı
Bu ürünü çok seviyorum, göz kapağımın rengini de eşitliyor.


Maybelline Eye Studio Lasting Drama Jel Eyeliner - 01 Intense Black
Henüz hiç kullanmadığım bir ürün. Watsons bayram indiriminden edindim. Yazısı bayram dönüşü gelir herhalde.


Essence Stays No Matter What Göz Kalemi - Far
Cute Copper 05
Green Garden 06
Powerful Purple 02
Geçenlerde bakır rengi olan kalemi edinip aşık olduktan sonra iki rengini daha aldım. Canım far taşımak istemiyor. Dolayısıyla bu kalemler benim için kurtarıcı olacak. Yazısı gelecek!


Flormar Waterproof Eyeliner Göz Kalemi
Avon Glimmerstick Göz Kalemleri, Sugar Plum ve Smokey Diamond
Beyu Kaş Kalemi


Alix Avien DNA Maskara
Favori maskaram olduğunu belirtmiştim. Yazısı için TIK.


Oriflame Hollywood Red Carpet Dudak Kalemi
Rimmel Exaggerate Full Colour Dudak Kalemi


Oriflame Midnight Red Ruj
Kırmızı ruj her zaman kurtarıcıdır :)


Lasting Finish By Kate Rujlar
107 - Koyu bordo
109 - Tatlı bir mercan rengi
112 - Koyu kahve
Bu rujları da Watsons indiriminden edindim, yüzde 50 indirimliydiler. Bu renklere acilen ihtiyacım vardı, süper oldu. Ve onca kalabalığa rağmen Watsons satış asistanları inanılmaz yardımcı oldular. Diyalog aynen şöyle gelişti:

- İyi akşamlar, acilen koyu bordo, koyu kahve ve mercan tonlarında üç ruja ihtiyacım var, simli olmasın.
(satış asistanı Rimmel standına koşar, her birinden sadece birer tane kalmış bu renklerin testerlarını kapar gelir, elime sürer, ben bayılırım, hemen bir adet de ıslak mendil bulunur, rujlar elime teslim edilir. Toplamda dört dakikada!)

Tabii bu rujların da yazısı gelecek!

Hakkında yazmam gereken ne çok şey birikti yahu!

Bu da makyaj çantamın son hali.


Sonuçta makyaj çantamı bir BB krem, bir fondöten, bir pudra, bir allık, bir aydınlatıcı, bir kapatıcı, iki baz, bir maskara, bir kaş kalemi, bir eyeliner, dört ruj, üç farklı göz farı rengi alternatifi, üç göz kalemi ve iki de dudak kalemiyle kapatmayı başarmışım.

O zaman aferin bana!

Siz yola giderken yanınıza neler alıyorsunuz? Böyle listeleme yapıyor musunuz yoksa elinize ne gelirse yanına alanlardan mısınız?

Sevgiler!

27 Eylül 2013 Cuma

2013 / 14 Sonbahar - Kış Makyaj Trendleri

Yaz boyunca düzenlenen ve sonbahar kış modasını hedef alan defileler; sadece giyim - kuşam konusunda değil, saç ve makyaj ivmelerinin ne yönde seyredeceği konusunda da büyük ipuçları veriyor.

İtiraf edelim, çoğu defilenin futuristik ve abartılı bir havası vardır ve günlük hayata yüzde yüz adapte edilebilecek hazır materyal bulmak neredeyse imkansızdır. Ancak bu, satır aralarını okumayacağımız anlamına gelmiyor!

Bakalım bizi bu sezon ne gibi makyaj trendleri bekliyor!


1 - KALIN KAŞLAR


İncecik kaşlar mazide kaldı. En azından bu sezonluk!
Kaşlarınızı kalınlaştırmak istiyorsanız, yapmanız gerekenler oldukça basit.


- Bir kaş tarağı edinin. (Biten bir maskaranızın fırçasını yıkayarak bu iş için kullanabilirsiniz.)
- Kaşlarınızı doldurmadan önce mutlaka tarayın.
- Kaş doldurmak için hangi malzemeyi kullanırsanız kullanın, aşırıya kaçmayın. İşinizi yumuşak dokunuşlarla görün.
- Ve asla iki kaşınızı da milimetrik eşitlemeye çalışmayın. 

Kalın kaşları nude far, ince eyeliner ve şarap rengi dudak trendleriyle kombinleyebilirsiniz. Kalın kaşa dumanlı gözler eklemeye çalışmayın. Kalabalık ve kirli bir görüntü oluşması son derece muhtemel!


2 - ŞARAP RENGİ DUDAKLAR


Ağırlık şarap renginde. Ama aslında; kan kırmızısından koyu bordoya varan geniş bir yelpaze söz konusu. Yani burada esas olan, koyu renk rujlar seçerek cesur dudaklara sahip olmak.


3- İNCE EYELINER



4- RETRO KEDİ GÖZLERİ


Bu makyajın modası ne zaman geçiyor ki zaten?


5- TURUNCU


Mercan ve turuncu tonlarını bu sezon hem gözlerde hem de dudaklarda sık sık göreceğiz. İlerleyen günlerde turuncu renkli rujların ne şekilde kullanılacağı hakkında bir yazı hazırlamayı planlıyorum.


DAHA BAŞKA NELER VAR?

- Allık tonları ışıltılı pembelerden soft ve mat şeftalilere dönüyor.
- Tamamen nude makyajlar, yeni makyajsız gibi görünen makyajlar yeni trend. Ancak kaç kişi bu trendi hakkıyla taşıyabilir, tartışma konusu.
- Göz farları metalik ve canlı renklerde. Kobalt maviden koyu bronza, zümrüt yeşilinden parlak mora kadar her opsiyon mübah.


ÖZET

"Bu kadar fotoğraf var, ben pek bir şey anlamadım. Ne yapalım yani şimdi?" diyorsanız...

1- Cilt alt tonunuza uygun olan bir adet mercan / turuncu bir adet de bordo ruj edinin.
2- Bu rujları kullanacağınız zaman ten renginize yakın farlardan ve eyelinerlardan yararlanın. İnce ya da kalın hiç fark etmez.
3- Renkli göz farı kullanacaksanız dudağınızı hafif tutun.
4- Kaş kalınlaştıracaksanız, her türlü makyajı gönül rahatlığıyla yapabilirsiniz - dumanlı gözler hariç!


Tüm bu trendler içinde en çok ilginizi çeken hangisi oldu?
Hangisi için "kesin uygularım!", hangisi için "yok, benden uzak olsun!" diyorsunuz?

Sevgiler!

26 Eylül 2013 Perşembe

Takma Kirpik Etkisi - Kirpik Pudralama


Maskara Sürmenin Evrensel Kuralları adlı yazımda yer alan "iki kat arası pudra" tekniğini merak etmiştiniz. Bu nedenle, uygulamanın nasıl yapılacağı konusunda ufak bir "tutorial" hazırlamak istedim. Umarım faydalı olur.

İhtiyacınız olan malzemeler:
Kirpik kıvırıcı (arzuya göre, ben kullanmıyorum)
Favori maskaranız.
Bebek pudrası 
Temiz ve enli bir far fırçası

1. ADIM


Bunlar benim, dibine sadece çok ince siyah kalem sürülerek dağıtılmış, rimelsiz, temiz kirpiklerim. 
Önce çok az bir miktarda bebek pudrasını, ufak bir kabın içine alıp hazırlayın.
Çünkü pudrayı, ilk kat rimelinizi sürdükten hemen sonra uygulayacaksınız. Pudrayı hazırlarken zaman kaybederseniz, rimel kirpiğinizde çabucak kurur, siz de olumlu bir sonuç alamazsınız.

2. ADIM

Dilerseniz kirpiklerinizi kıvırın. Ardından ince bir ilk kat maskara geçin.


3. ADIM

Işıktan dolayı göz kapağım bir garip çıkmış!

Temiz far fırçasını önceden bir kaba aldığınız pudraya daldırın, fazlalığını pıtpıtlayarak atın. Ardından gözünüzü kapatın ve pudrayı, fırçayı dik tutarak, kirpiklerinizin üstüne hafif vuruşlarla uygulayın. İleri geri ya da sağa sola hareketler yapmamanızı öneririm. Bu, kirpiklerinizin birbirine girmesine neden olabilir.

4. ADIM

Son kat maskaranızı, dipten uca hafif zigzaglarla sürün.

SONUÇ


Soldaki fotoğraf, pudralanmış ve iki kat rimel sürülmüş kirpiklerime ait.
Sağdaki fotoğrafta ise sadece iki kat rimel sürülmüş, normal kirpiklerim var.

Aradaki fark, hem uzunluk açısından hem de dolgunluk açısından bariz bir şekilde ortada.

Kirpik pudralama hilesi, makyaj uzmanlarınca yıllardır kullanılıyor. İlk kat ıslak rimelin hemen üzerine geçilen pudra; ikinci kat rimele tutunabileceği ekstra bir platform sağlıyor. Bu sayede kirpikler, olduğundan dolgun ve uzun görünüyor. 

Sevgiler!

23 Eylül 2013 Pazartesi

A'dan Z'ye Göz Makyajı Fırçaları

Göz makyajı için fırça alacaksınız, önünüzde birden fazla ürün var, ne ne işe yarar, nereye kullanılır emin olamıyorsunuz. Allığı kırk derece ateşle yataktan kalkmış gibi süren ve eyelinerının ucu kaşının tepesine değen satış görevlisinin makyaj yeterliliği hakkında şüpheleriniz var.Ya da online alışveriş yapacaksınız! E o zaman buyrun efendim göz makyajı fırçası dosyamıza!


21 Eylül 2013 Cumartesi

Maskara Sürmenin Evrensel Kuralları

Bir gıdımcık kirpiğim var ama ortaya Türkan Şoray gibi çıkmayı başarıyorum.
Nasıl mı?
Maskara sürmenin evrensel kurallarına uyarak tabii ki.

Hemen göz atalım, göz atmayanları uyaralım!

1- Maskarayı iki kattan fazla sürmeyin: Üç kat dört kat dediniz mi berbat bir topaklanma baş gösteriyor ve ortaya, hacimli değil, akşamdan kalma bir görüntü çıkıyor.

Evlerden ırak, topak topak kirpikler.

2- Önce kıvırma sonra maskara: Ben kirpik kıvırıcı kullanmıyorum, kullanamıyorum. Kullanma ihtiyacı da pek hissetmiyorum. Ama çoğumuz kirpik kıvırıcılardan büyük yardım görüyoruz, kabul. Kıvırıcınızı mutlaka temiz kirpikte kullanın, maskaranızı sonra uygulayın. Maskara sürülmüş kirpiği kıvırıcıya maruz bırakmak, zavallı kirpiklerinize sandığınızdan da büyük zarar verir.

3- Daldır çıkar yapmayın: Maskaranın fırça kısmını tüpün içine sokar, sonra ileri geri pompalayıp fırçaya maskara yüklemeye çalışırsınız ya.. Aman! Onu da yapmayın! Bu hareket, maskaranın içine hava dolmasına yol açar, ürünün ömrünü kısaltır, bakterilere mükemmel bir üreme alanı sunar ve ürünü sürdüğünüzde de kirpiklerde büyük topaklanmalara neden olur.

4- Dipten uca sürün: Maskara uygulamasında yapılan hatalardan biri de ürünü sadece uçlara sürmek. Maskaranızı sürmeye kirpiklerinizin dibinden başlayın, zaman ayırın ve acele etmeyin. Dipten uca, hafif zigzaglı hareketler, emin olun ki en iyi sonucu elde etmenizi sağlayacak.

Dipten uca. Daaaima dipten uca.
5- Bulaşan maskaranın kurumasını bekleyin: Diyelim ki göz kapağınızın altına üstüne ürün bulaştı. O kadar da uğraşmıştınız oysa! Biraz sabır. Bulaşan maskaranın kurumasını bekleyin. Sonra pamuklu çubuğu alıp lekenin üzerine dik açıyla bastırın. Parmak uçlarınızla çubuğu çevirin. Bitti gitti! Kurumamış maskarayı pamuklu çubukla almaya çalışırsanız, sıvaşma kaçınılmazdır!

6- İki kat arasına pudra: Takma kirpik etkisi elde etmek istiyorsunuz. Pekala. Maskaranızın ilk katını sürdünüz. Kısa ve geniş bir fırçayı talk pudranıza daldırın, aşağı doğru bakın ve pudrayı kirpiklerinizin üzerinden pıt pıt geçin. Ardından ikinci katı sürmeye başlayın. Maskaranız, sadece kirpiğe değil, pudra taneciklerine de tutunacağı için daha dolgun bir görünüm elde edeceksiniz.
Misal Essence, bu etki için şöyle bir pudra üretmiş. Türkiye'de hiç görmedim. Siz görürseniz beni lütfen haberdar edin.

Bu ürünü gören / duyan / alan / kullanan var mı?

7 Eylül 2013 Cumartesi

Yaz Bitimi Oje Kombinleri

Yaza veda ediyoruz.
(Durun, vurmayın!)

Bir aya kalmadan, ayak parmaklarımızın güneşle buluşmasının verdiği o sıcacık keyfe, açık ayakkabılara ve pediküre hoşça kal diyeceğiz.
(Vurmasanıza ya!)

Öhm.
Bir zamanlar, kadınların manikürde ve pedikürde aynı renk oje kullanması gibi bir moda vardı. Zaten kırmızı, beyaz ve pembenin bir iki tonuyla sedefli versiyonları dışında renklere ulaşabilmek de pek mümkün değildi. Siyah sürenlere "satanist", lacivert sürenlere ise "marjinal" dendiği dönemlerden bahsediyorum. Siz deyin seksenlerin sonuuu, ben diyeyim doksanların başı.

1970'li yıllarda Türkiye'nin en popüler ojesi Cutex'ti. Cutex, her bir ojeye uygun renkte ürettiği rujlarla da kadınların kalbini çalmış ve el-ayak-dudak üçlemesinde "asorti" trendini başlatmıştı.

Bu durum birkaç sene öncesine kadar böyle devam etti.
Beş yıl önce, Avrupa'da turkuaz oje modası başladığında, turkuaz hastası biri olarak benzer bir oje bulmak için elimden geleni yaptım. En dandik markalardan en dev markalara kadar her yeri talan ettim. Yoktu. "Turkuaz yahu?" dedim mi yüzüme bön bön bakılıyordu. O zaman Claire's imdadıma yetişti.

Şimdi bakıyorum, sadece renk konusunda değil, doku konusunda da muazzam bir oje çılgınlığı yaşıyoruz. Hemen sıkılıyoruz; siliyoruz, sürüyoruz, siliyoruz, sürüyoruz. Böyle olunca el ve ayak tırnaklarını sürekli aynı renkte tutmak imkansız oluyor.

Ayak tırnaklarımızı şenlendireceğimiz son birkaç hafta kalmışken, birbirine en yakıştırdığım renkleri sizlerle paylaşmak istedim. Sol tarafta yer alan renkler eller, sağdakiler ise ayaklar için.


Bu arada minik bir ipucu vereyim. Çok yakında, elde ve ayakta aynı renk oje kullanma modasının geri dönmesi bekleniyor! Ama ne kadar yakında, işte onu bilemiyorum. Sevgili dostum Lagerfeld (!) ile konuşup size dönüş yaparım. Zaten adama çiğbörek sözüm vardı. Bu vesileyle onu da aradan çıkartmış olurum.

Siz manikürde ve pedikürde hangi renkleri kombinliyorsunuz? En sevdiğiniz renkler hangileri?

29 Ağustos 2013 Perşembe

Hangi Göz Rengine Hangi Renk Far?

Çoğumuz günlük hayatta ya nude göz farları kullanıyoruz, ya dumanlı makyaja yöneliyoruz ya da hiç far kullanmayıp, baz + eyeliner + maskara uygulayıp çıkıyoruz.
Haydi tamam, hepsini eledik diyelim, ama kesinkes maskara kullanıyoruz, değil mi? :)

Ama öyle zaman geliyor ki, insan o cıvıl cıvıl renkli farları, far paletlerini görünce duramıyor. Almak istiyor, kullanmak istiyor. Kendinde bir değişiklik yapmak, minik dokunuşlarla fark yaratmak istiyor. "Bir kere de farklı bir renk kullanayım, çekmecemde on tane kahverengi far var yahu" diyor.
İşte o an, stand önünde çakılıp kalınan an: "Bu renk bana olur mu ki?"

Bu noktada ben devreye giriyorum ve sizi, hazırladığım dev göz farı dosyasıyla başbaşa bırakıyorum!


Yukarıda, evrensel renk çarkını görüyorsunuz.
Kural basit.
Zıt taraflarda yer alan renkler, bir araya geldiğinde birbirini "ortaya çıkarır". Yani mavi turuncuyu, mor sarıyı gibi. Tabii gözünüz maviyse gidip turuncu far sürün demiyorum. Ama turuncu alt tonlu farların göz renginizi daha belirgin kılacağı açık! Kategorilere ayırıp örneklendirecek olursak;

MAVİ GÖZLER

Gün içinde şeftali rengi, inci pembesi, bebek pembesi ve deniz kabuğu pembesi renkleri, mükemmel bir görünüm sağlar.
Daha seksi ve vurucu makyajlar içinse sarımsı kahve, gri, siyah ve kömür karalarını tercih edebilirsiniz. Seçeceğiniz siyah konusunda dikkatli olmanız gerekiyor. Çünkü siyah deyip geçmemeli, onun da tonları var. Doğru tonu seçmemek; seksi olmak yerine akşamdan kalmış gibi görünmenize neden olabilir.

Bu arada.. "Mavi göze mavi far olmaz, aman uzak durun!" mitini yıllardır ve yıllardır duyuyoruz.
İki kelime: Büyük yalan!
Önemli olan, gözünüzün mavisiyle uyum sağlayan bir maviyi yakalamak ve bu maviyi, gri, gümüş rengi gibi uygun renklerle kombinleyebilmek.

Detaylara inelim!

- Turuncu alt tonlu göz farı renkleri: Bakır, şeftali, mercan, bronz, pas rengi.
- Kullanılabilecek soğuk alt tonlu göz farı renkleri: Soluk maviden orta skalaya kadar olan tüm maviler, uçuk pembeler, menekşe rengi, mor, koyu mavi.
- Gözünün içinde minik kahverengi ya da minik sarı ışıltılar bulunan kadınlar, koyu camgöbeğine bakan maviler kullanarak çok daha fresh bir görünüm elde edebilir. Kullanımı abartmayın yeter.
- Doğal renk farlar: Beyaz, gri, haki, çikolata kahvesi, deve tüyü rengi.
- Grimsi mavi gözler için far renkleri:  Sıcak ya da soğuk alt tonlu hiç fark etmez, hemen hemen her renk!
- Yeşilimsi mavi gözler için farlar: Kızılımsı kahveler, morun her tonu, sıcak pembe ve mercanlar, şarap rengi, haki.


KAHVERENGİ GÖZLER

Lila, patlıcan moru, plum diye tabir ettiğimiz mürdüm eriği renkleri ve orman yeşilleri, kahverengi gözleri vurgular. Ayrıca, mavinin çok çeşitli tonlarını kullanabilmek gibi bir avantajınız da var! Dikkat etmeniz gereken şey, kahverengi göz farı sürmek istediğinizde ne yapmanız gerektiği..

Kahverengi göze kahverengi far sürecekseniz, daima gözünüzden açık tonlarda kahveler seçin. Bu sayede bakışlarda derinlik elde edersiniz.


YEŞİL GÖZLER

Yeşil, renk çarkında kırmızının karşısında yer alıyor. Bu nedenle kırmızı alt tonlu pembeleri rahatlıkla kullanabilirsiniz. Tatlı kahveler ve morun, lila gibi çeşitli tonları da şahane bir görüntü elde etmenize yardımcı olur.

Yine detaylar, yine detaylar!

- Açık renk saçlı ve açık tenliyseniz (kızıl saç yeşil göz gibi) açık mor, petrol yeşili, şeftali, boz kahveler.
- Orta renk tenli kumrallar ve kızıllar için; doğal kahveler, orta koyulukta morlar, altın ve bakır tonları içerek renkler.


ELA GÖZLER

İşte en şanslı kesim! Çünkü renk çarkında yer alan alternatiflerden hem kahveler hem de yeşiller için uygun olan seçenekleri gönül rahatlığıyla kullanabilirsiniz. Deneysel olun!
Yalnız mavileri kullanırken dikkat edin, bol bulamaç sürmeyin.

Siz en çok hangi renk farları tercih ediyorsunuz?
Bu yazıdan sonra "Aslında bunu da deneyebilirmişim!" dediğiniz bir renk var mı?

21 Ağustos 2013 Çarşamba

Eyeliner Çekmek İçin Üç Farklı Yöntem!

 

Eyeliner.
Vurgulu bir göz makyajının olmazsa olmazı, pek çok kadının da başının "kuyruklu" belası.
Oysa ki eyeliner çekmek, öyle korkulacak bir şey değil.
Hele ki piyasada işimizi kolaylaştıracak onca ürün varken!

Pek çoğumuz, eyeliner olarak sadece likit ürünleri biliriz. 
Hani şu ince uzun fırçalı, daha tüpünü açar açmaz gözümüzü korkutan şu likit eyelinerlar! 

Panik yok, panik yok!
Alternatiflere bir göz atalım mı? 

Görseldeki marka seçimlerini dikkate almayın lütfen. 
Amacım marka tavsiyesinde bulunmak ya da reklam yapmak değil, ürünlerin ana özelliklerini en düzgün ve en net şekilde gösterecek fotoğrafları seçmekti :)

Likit eyeliner
 Eyeliner çekmeye yeni başlayanlar için kimi zaman işi kolaylaştıran, kimi zaman  da göz kapağını komple batıran bir malzeme. Kedi gibi gözlere sahip olmak istiyorsanız ama eliniz titrer diye düşünüyorsanız, kullanmak zorunda değilsiniz. Dahası var!

Dipliner
Likit eyeliner ile hemen hemen aynı üründür, tek majör farkı fırça ucudur. Diplinerlarda fırça ucu keçeli kalemi andırır, tutuş mesafesi daha kısa olduğu için kirpik dibinize uygularken manevralarınızı daha kolay yaparsınız.

Kalem eyeliner
Göz kapağınıza kalem çekebiliyorsanız, bu ürünü de rahatlıkla kullanabilirsiniz demektir. Doğan görünümlü Şahin gibi, kalem görünümlü dipliner! 

Jel eyeliner
Bir adet eyeliner fırçası ediniyor, ürüne batırıyor, sonra da eyelinerınızı çekiyorsunuz. Bu kadar kolay. Fırçada ne kadar malzeme olacağını kendiniz belirlediğiniz için, işiniz basitleşiyor.

Bir ihtimal daha var..
O da siyah göz farlarını kullanmak!
Ben bu sistemi sık sık kullanıyorum. Daha önceki dumanlı doğal göz makyajı uygulamamda bir örneğini göstermiştim. Eyeliner fırçamı ıslatıyorum (piyasada bu iş için özel ürünler var, alsanız da olur almasanız da. Musluk benim işimi görüyor, kalıcı da oluyor) siyah farıma batırıyorum, sonra çizgimi dilediğim kalınlıkta ve uzunlukta çekiyorum. 
Tabii her siyah siyah mıdır, tartışılır.
Kimi siyah az renk verir, kimi tam kömür karası olur. Sahip olduğunuz siyah farlardan birini eyeliner olarak kullanacaksanız, kolunuzda swatchlama yapın ve en yoğun renk vereni seçin.


YÖNTEM - 1 
MİNİK NOKTALAR


Hangi malzemeyi kullanırsanız kullanın, SAKIN GÖZ PINARINIZDAN BAŞLAMAYIN!
Eyeliner çekme konusunda el alışkanlığınız yoksa, bu yapabileceğiniz en büyük hatadır!
Fırçanızdaki malzeme miktarını kontrol etmekte sıkıntı yaşarsınız.
İşe daima ortadan başlayın, sonra sağa sola, içe dışa devam edin.

1- Ben bu uygulamada dipliner kullandım. 
Amaç: Kusursuz kirpik hattını çizebilmek.
Ortadan başladım ve kirpik hattım boyunca minik noktalar oluşturdum.

2- Noktaları birleştirdim. Ortaya yamuk bir görüntü çıkabilir, bu son derece normaldir. Havada kalan, boş kalan bölgeleri yavaş hareketlerle doldurun. 3. fotoğraftaki sonucu elde edeceksiniz.
Son olarak, minik bir kuyruk çekin.

Kuyruğu nasıl çekeceksiniz?
Alt kirpiklerinizin bulunduğu hat, üst kirpiklerinize doğru devam ediyormuş gibi düşünün ve o noktayı ince bir şekilde işaretleyin. 

Pinterest menşeili bir görselle örnekleyecek olursak:

YÖNTEM - 2
BEYAZ KALEM

Bu uygulamada da likit eyeliner kullandım.
Amaç: Mükemmel ve simetrik kuyruklar yapabilmek.

Göz kenarına kredi kartı koymayı sevmiyorum. 
Ben makyaj yaparken iki elimi de kullanabilmek isterim.
Yüze seloteyp yapıştırmaktan nefret ediyorum. Çünkü yüz makyajını göz makyajından önce yapmak gibi bir alışkanlığa sahibim. 
Dolayısıyla en temiz, en masrafsız ve en fazla hareket özgürlüğü sağlayan yöntem bu: Beyaz kalem!

1- Alt ve üst göz kapaklarınızın birleştiği noktadan, beyaz bir göz kalemi kullanarak işaretleme yapın. Bunu, terzilerin kumaş üstünde tebeşir ya da sabun kullanmasına benzetebiliriz. 
Özellikle beyaz kalem diyorum, çünkü beyaz kalem, işiniz bittiği zaman silmesi çok daha kolay olan bir malzemedir.

2- Kirpik hattınızı çekmeyi tamamladıktan sonra, kuyruğu, çizdiğiniz beyaz çizginin üzerinden devam ettirin. 
Sonra da bir pamuklu çubuk yardımıyla, beyaz çizginizi dikkatlice ve yavaşça silin.
Bitti gitti!

SONUÇ


YÖNTEM - 3
ŞABLON OLUŞTURMA

Öyle yaptınız olmadı, böyle yaptınız olmadı.
Pekala.. Hepimiz gözümüzün üstüne kalem çekmeyi becerebiliyoruz, değil mi?
Güzel:)
Yapacağınız işlem şu:
Önce farınızı, far kullanmayacaksanız göz farı bazınızı kullanıyorsunuz.
Ardından, siyah göz kaleminizi alıp, her zaman nasıl uyguluyorsanız, aynısını yapıyorsunuz ancak çok bastırmıyorsunuz. 
Son olarak, eyelinerınızı hangi tür ürünle çekecekseniz o ürünü elinize alıyor ve göz kalemiyle belirlediğiniz şablon hat üzerinden geçiyorsunuz.

Sorunuz varsa, ulaşabilirsiniz.
Siz eyeliner çekerken hangi yöntemi kullanıyorsunuz?
Geliştirdiğiniz bir teknik var mı?

19 Ağustos 2013 Pazartesi

Ten Rengine Uygun Kırmızı Ruj Seçmek

Yoldan geçen yüz kişiyi durdursak ve bu yüz kişiye "Makyaj denince aklınıza ilk ne geliyor?" diye sorsak, alacağımız en popüler cevap "kırmızı dudaklar" olur.

Kırmızı ruj, sıradan bir makyaj elementi olmaktan çıkalı çok uzun zaman oldu ve kullanan kadınlara da çeşit çeşit sıfatlar, misyonlar yükledi. Ama iyi, ama kötü. "Kırmızı ruj süren kadın iddialıdır, seksidir, cesurdur, kendine güveniyordur, kendi tercihini kendi yapar, ikondur, marjinaldır, klastır.." Bu liste böyle gider.

Kırmızı ruj sürmek her yiğidin harcı değildir. (Kadından da yiğit olur, neden olmasın!?)
Seçiminiz sizi vezir de edebilir rezil de. Yüzünüze karşı "Ah canım çok yakışmış!", arkanızdan da "A-aaa, bu ne ayol böyle!?" denmesini yüzde yüz engellemek istiyorsanız, aşağıdaki şu basit ufak görsele bir göz atmanızı tavsiye ediyorum.


Tabii yukarıda yer alan öneriler, adı üzerinde CİLT RENGİne dayanılarak hazırlanmış bulunuyor. 
Yani istisnalar çıkabilir.

Ayrıca, kırmızı ruj seçiminde dudak yapısı da önemlidir. Dudaklarınız çok inceyse, derin kırmızılardan uzak durmakta fayda var zira bu renkler, dudakları olduğundan da ince gösteriyor, kaş yaparken göz çıkıyor!

Dolayısıyla temek kuralları bilmek ama denemekten de korkmamak gerekiyor. 

Son olarak.. Denemelerinizi yaptınız, içinize sindiremediniz, cilt alt tonunuz ya da ten renginiz konusunda kararsızsınız, hiçbir kategoriye tam dahil olmadığınızı düşünüyorsunuz.
Evrensel kural geliyor, hazır mısınız?

Tırnağınızda iyi duran, dudağınızda da iyi durur!
Aklınızda olsun!

16 Ağustos 2013 Cuma

10 Adımda Mükemmel Dudaklar


Peki ben kırmızı ruj uygulamamı nasıl yaptım?



1- Dudaklarımı balm kullanarak nemlendirdim. Sonra da ürünün biraz emilmesini bekledim.

2- Rujumdan bir ton koyu bir dudak kalemiyle önce dudaklarımı istediğim şekilde çerçeveledim, ardından da çerçevenin içini yine kalemle tamamen doldurdum. Siz burada iki işlem arası (çerçeveleme ve doldurma) fotolardan birine bakıyorsunuz bu yüzden çerçevem epey kalın gözüküyor :) 

3- Dudağınızı kalemle doldurduktan sonra, kırmızı rujunuzu dikkatle sürün. Duruma göre fırça da kullanabilirsiniz. Ben pek dudak fırçası insanı değilim çünkü aceleciyim. Ama biraz sabır göstermek, rujun kalıcılığını gerçekten artırıyor.

4- Son halimiz bu. Ben kırmızı rujlarımı genelde pin-up kızı makyajlarında kullanıyorum, yani dudak makyajımı kedi gözü eyelinerlar ve hafif allıklarla kombinliyorum. Pin-up makyajın olmazsa olmazı, mat kırmızı dudaklardır. Haliyle parlatıcı sürmek ihtiyacı hissetmedim.

Bir sonraki yazımda (hafta sonu şehir dışı kaçamağı yapacağım) kırmızı ruj seçiminin detaylarına ve dudak çerçevelemenin inceliklerine değinmeyi planlıyorum.
Duyurulur!
:)

Siz dudak kalemi kullanıyor musunuz? Ya da dudak fırçası kullanmak gibi bir alışkanlığınız var mı? Dudak makyajında olmazsa olmazlarınız neler?

11 Ağustos 2013 Pazar

Yüz Kontürleme

Makyaj yaparken elimizi ayağımıza en sık dolaştıran konulardan biri de bu.
Şu yazımda, yüz şeklinin nasıl belirleneceği konusundan bahsetmiştim.

Şimdi sırada, birkaç makyaj hilesiyle ideal yüze nasıl kavuşulabileceği var.

Öncelikle: NASA için uzay mekiği inşa etmiyoruz. Yapılması gerekenler son derece basit.
İşe koyulmadan önce üç adımımız var.

1- Kaçıncı söyleyişim bilmiyorum ama: YÜZÜNÜZÜ TANIYIN. Tepeden aydınlatmalı bir mekânda ayna karşısına geçin, parmaklarınızı ve dikkatinizi kullanarak elmacık kemiğiniz nerede, kaş kemiğiniz nerede, çene kemiği hattınız hangi yolu izliyor şöyle bir bakın. Elmacık kemiğinizin altındaki boşluğun tam nerede olduğunu kestiremiyorsanız, yanaklarınızı içeri çekin, dudaklarınızı büzün ve balık olun! Bahsettiğim hattın nereden geçtiğini hemen göreceksiniz! :)

2- Kullanacağınız ürünleri belirleyin. Günlük makyaj yapıyorsanız toz ürünler daha doğal bir sonuç verir. Özel bir geceye katılıyorsanız ya da bir fotoğraf çekiminiz varsa, o zaman kremsi yapıdaki malzemeler daha yerinde olacaktır. Toz ürün kullanacaksanız fırçalarınız, kremsi ürünler kullanacaksanız süngeriniz (beauty blender formatındaki süngerler bu iş için ideal) hazırda olsun.

3- Sakin olun :)

Malzeme seçiminizi nasıl yapacağınıza bir bakalım: 


AMAÇ NE?
Yüzünüzü oval bir şekle sokmak ve boyut kazandırmak.

NASIL OLACAK BU İŞ?
Yüzünüzde geri plana itmek istediğiniz kısımları koyu renklerde gizleyip, ön plana çıkarmak istediğiniz kısımları açık renklerle vurgulayarak.


Boş bir makyaj şablonu üzerinde çalışarak, nerelere hangi renklerin kullanılması gerektiğini göstermeye çalıştım. (Berbat photoshop yeteneklerimi mazur görün!)
Detaylar aşağıda!

Herkesin yüz şekli farklıdır ama genel anlamda yüz kontürleme, bu noktalar takip edilerek yapılır. Toz ürünlerle kontürlemeyi adım adım inceleyecek olursak:

1- Her makyajda olduğu gibi, önce baz ve fondöten uygulaması gerçekleştirilir.

ÖNCE KOYU RENKLER!

2- Balık surat olup elmacık kemiğinin altındaki hattın yerini belirlemiştik ya? Hah! Şimdi işimiz o hatla! Fırçanıza, teninizin bir iki ton koyusu olan ürünü alın. Ve elmacık kemiğinizin alt kısmına uygulayın. 

3- Geniş bir alnınız mı var? Daraltabilirsiniz. Koyu renk ürünlerle devam ediyoruz. Alnınızın her iki yanına, şablonda gördüğünüz koyu uygulamayı yapın. Aynı ürünü şakaklara da uygulayıp, alın ve elmacık kemiğindeki koyu hattı hafifçe birleştirirseniz çok daha iyi durur.

4- Elinize ne çok kalın ne de çok ince fırça alın. Çünkü daha dar bir alana müdahale edeceğiz. Burnunuzu büyük buluyorsanız, burun kemiğinizin her iki yanını koyultun. Tepe noktası, kaşlarınızın başlangıç noktasıyla hemen hemen aynı hizada olmalı. Burnunuz uzunsa ve kısaltmak istiyorsanız, aynı ürünü burnunuzun ucuna da sürebilirsiniz. 

DİKKAT!
Koyu renkler burnunuzun iki yanına uygulanır, üstüne değil! Oraya aydınlatıcı gelecek ki daraltma operasyonu başarıyla tamamlansın!

5- Yüzünüz yuvarlak ve daha ince, daha zarif görünümlü bir yüz elde etmek istiyorsunuz. Büyücenek bir fırçayla çene kemiğinizin boynunuzda birleştiği noktaya koyu ürününüzü uygulayın. Kalıp gibi bir görüntü oluşmasını engellemek için fırçanızı hareket ettirin ve ürünün kalanını boynunuza yayın. Bu sayede, çenenizin altına çamur bulaşmış görüntüsünü engellemiş olursunuz.

AÇIK RENK ÜRÜNLERE GEÇELİM Mİ?

6- Yüzünüzün oval olmasını engelleyen unsurları koyu renklerle geri plana ittiniz. Şimdi nerenizi ön plana çıkarmak istiyorsunuz? 
Aydınlatıcı, açık renk pudra ya da teninize uygun açık renk bir far.. Hiç farketmez. Burnunuzun üstüne, aydınlık bir hat geçin. (Şablona bakmayı unutmuyorsunuz, değil mi?) Bu hattı, alnınızın ortasına doğru devam ettirin.

7- Kaş altınız ve göz altlarınızı da açık renklerle vurgulayın. Göz altı vurgulamanızı, elmacık kemiğinizin üstüne kadar yayabilirsiniz, böylece 2. adımda gerçekleştirdiğiniz yanak boyutlandırma hilesini başarıyla tamamlamış olacaksınız. Bu bölgede aydınlatıcı kullanımını çok abartmayın. Allığınıza yer kalsın!

8- Alt dudağınızın altına, yani çenenizin orta yerine uygulayacağınız aydınlatıcı ile dudak şeklininizi öne çıkarabilirsiniz.

Bitti bile!
 Neresi neredeydi aklınız karıştıysa, aşağıdaki adımlara bir göz atabilirsiniz. Yukarıda anlatılanların özeti niteliğinde olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Grafik kaynağı meçhul! 



Peki farklı yüz şekillerinde kontürleme nasıl oluyor?
Dediğim gibi, amaç, yüzü oval bir forma sokmak. Yolunuza çıkan her noktayı koyu renklerle geri plana itin. Aşağıda, yine internetten bulduğum ancak ne yazık ki esas kaynağına bir türlü ulaşamadığım bir grafik var. Sanırım uzun süredir sanal ortamda dolaşımda olan enstantenelerin çıkış noktasına ulaşmak, bir yerden sonra imkansız oluyor!


Kremsi dokudaki ürünlerle kontürleme olayına gelecek olursak, sistem gene aynı mantıkta işliyor. Ürünleri yüzünüze fırça darbeleri (yaymayın, sadece sürün) veya parmaklarınızla uygulayabilirsiniz. Dağıtma işlemini ise hafif sünger darbeleriyle tamamlayacaksınız. Sünger darbeleri esnasında yavaş hareket edin ve küçük alanlarda çalışın. Yoksa tüm renkler birbirine girer, en başa dönersiniz. 
Kremsi dokudaki ürünlerle yüz kontürleme yapan isimlerin başında Kim Kardashian geliyor.
Bakınız, makyajının öncesi ve sonrası!

Umarım yardımcı olabilmişimdir. Sorularınız varsa ulaşabilirsiniz!

8 Ağustos 2013 Perşembe

Oval mi, kare mi? Yüz şeklinizi öğrenin!

Çoğumuz "Benim yüzüm köşeli, benim yüzüm ovalle yuvarlak arası bir şekil" der, konunun üzerinde çok fazla durmayız.

Ama bir kadının yüzünün şeklini doğru bir şekilde analiz etmesi kadar önemli bir şey olamaz.
Neden mi?
Saçını kestireceğiniz modelden, makyaj yaparken kontürleyeceğiniz alanlara kadar her şey, yüz şeklinizle yüzde yüz alakalı da ondan!

Aşağıdaki ufak testi uygulayarak yüzünüzün hangi kategoriye girdiğini öğrenebilir ve hem makyajda hem de saç modeli seçiminde çok daha isabetli tercihlere imza atabilirsiniz.

 Hepinize iyi bayramlar!!


5 Ağustos 2013 Pazartesi

Cildinizin alt tonunu belirleyin! / Fondöten seçiminde altın kurallar!

Yüzünüze tam uyum sağlayacak bir fondöten ve kapatıcı bulmak genelde zorlu bir iştir. Hele ki online alışveriş yapıyorsanız! Çünkü bu seçimler, sadece teninizin esas rengini bilmenizle bitmez. Cildinizin alt tonunu da belirlemeniz gerekir!

Aslında alt ton kavramı, kavram olarak hayatımızda pek yer etmese de, uzun yıllardan beri içgüdüsel olarak bilinen bir şey. En basit haliyle özetleyecek olursak, daha önce cesaret edip de hiç kullanmadığınız renkte bir bluz almaya niyetlenince, aynanın önüne geçip, o rengin size "gidip gitmediğine" bakıyorsunuz, değil mi? Ya da "Mor seni çok soluk gösterdi, ah kırmızı tam da senin rengin!" gibi söylemleri günlük hayatınızda sık sık duyuyorsunuzdur. İşte bu, cildin alt tonuyla ilgili bir olay.

Peki alt tonunuzu nasıl öğreneceksiniz?

Düzgün ışıklandırılmış bir ortama geçin ve bileğinizin iç kısmında yer alan damarlara bakın.



Cilt alt tonu soğuk kişiler genelde;

Mavi ya da grimsi göz rengine sahiptir.
Saçlar sarı, kahverengi ya da siyah olabilir.
Cilt, güneş altında mavimsi durur.
Mavi, kırmızı, pembe, beyaz ve mor; soğuk cilt alt tonuna sahip kişilerde iyi durur.
Gümüş rengi takıları, altın rengi takılardan çok daha iyi taşırlar.


Cilt alt tonu nötr olan kişiler;

Her tür saç ve göz rengine sahip olabilir. Belli bir sınıflandırma yoktur.
Şanslı olduğunuzu rahatlıkla söyleyebiliriz çünkü her türlü renk ve maden, nötr alt tonlu ciltlerde oldukça iyi durur.
Güneş altında cilt, yeşilimsi durur.


Cilt alt tonu sıcak olan kişiler genelde;

Gözler genellikle kahverengi, ela ya da yeşildir.
Toprak tonları, sarı, ekru gibi renkleri iyi taşırlar.
Düz beyaz ve pastel tonlar ise silik gösterir.
Altın rengi takılar, gümüş rengi takılardan çok daha iyi durur.
Güneş altında cilt, sarımsı bir renk yayar.


Eğer cilt alt tonunuzu belirlemekte güçlük çekiyorsanız, çeşitli kozmetik mağazalarının düzenlediği özel günlere katılan cilt uzmanlarından yardım alabilirsiniz.


Peki. Cildinizin tonunu biliyorsunuz. Alt tonunu biliyorsunuz. Uygun fondöteni nasıl seçeceksiniz?

- Ek sık yapılan hata, fondöteni elinizde denemektir. Yapmayın. Alışveriş öncesinde yüzünüzü temizleyin, ölü derilerden arındırın ve nemlendirin. Ciltte ölü deri ya da makyaj kalıntısı olması, fondötenin hem renk, hem yapı hem de duruş anlamında doğru sonuç vermemesine neden olur.

- Fondöten seçiminizi mutlaka ama mutlaka düzgün bir ışık altında (gün ışığı en iyisidir) ve yüzünüze uygulayarak yapın.

- Fondöten alırken üzerinizde beyaz bir giysi olmasına özen gösterin, böylece başka renkler cilt alt tonunuzu gölgelemez, siz de daha doğru bir tercih yaparsınız.

- Fondötenin, üç noktada nasıl durduğuna bakın: Yüz, boyun, dekolte. Yüzümüz ve dekolte kısmımız güneşe daha fazla maruz kaldığı için, genelde boyundan daha koyu renktedirler. Bu üç noktanın renklerine en uygun kalacak rengi seçin.

- Fondötenin rengi kadar yapısı da önemlidir. Cildiniz kuru mu, yağlı mı, karma mı? Gözeneklerinizin yapısı nasıl? Cildiniz yağlıysa, eliniz sıvı kıvamlı fondötenlere gitmesin. Stick fondötenler sizin için daha uygun olacaktır.

- Son olarak.. Rengi, yukarıda bahsettiğim üç noktayla üç aşağı beş yukarı uyum gösteren, cilt alt tonunuza uyum sağlayan, cilt tipinize uygun bir fondöten aldınız diyelim. Eve geldiniz, uyguladınız. Ama gene de kendinizi soluk hissediyorsunuz. Sorun değil. Makyaj uzmanları, "cilt rengini bazın kendisiyle düzeltme" eğilimini, yapılan başlıca büyük hatalardan biri olarak nitelendiriyor. Siz bu hataya düşmeyin, yüzünüze boyut kazandırmak için bronzerlar pudralardan ve allıklardan yararlanın.


ALLIK DEMİŞKEN!

Fondötende olsun, pudrada olsun, allıkta olsun; sarı, şeftali ve kahve tonlarına sahip ürünler daima sıcak, pembeye kaçan ürünler daima soğuk skaladadır.

Keyifli alışverişler!


blogger template by lovebird