the balm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
the balm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Nisan 2014 Cumartesi

Modern Kleopatra - Bir Gece Makyajı Öyküsü


 Geçen akşam, Londra saatiyle tam 5 çayı vaktinde, sevgili arkadaşımı ziyarete gittim. 
Bu sırada gelen bir telefon, arkadaşımı paniğe sevk etti.
Ve o malum soruya cevap vermek durumunda kaldım: 
"Bana gece makyajı yapar mısın?"

Pekala, "Cevap vermek durumunda kaldım" demeyeyim, byıla bayıla kabul ettim resmen!
Tabii ki ufak bir şartla: Kendisi yine blogumun makyaj yüzü olacaktı.

Her iki taraf da razı olunca, işe koyuldum. Yetmedi, saçlara da giriştim.
İşte bir modern Kleopatra macerası.









Notlar:  
Kısıtlı fırça imkanıyla ve florasan altında çalıştım. İlk fırsatta arkadaş ile fırça alışverişine (ve daha koyu renkli bir kapatıcı almaya) gidiyoruz!
Ürünler (allık ve bronzer hariç) tamamen Balm.

Sevgiler!

4 Ocak 2014 Cumartesi

Agresif Blogger Tutumlu

Bilen bilir, son üç haftamı Instagram'a ve Gratis'e söylenerek geçirdim.
Neden mi?

Instagram'dan başlayalım.
İlk Instagram hesabımın adresi; Tutumlupudriyer şeklindeydi. Zaman geçti, hesabımı paşa paşa kullanırken bir anda saçmalamaya başladı. Yorum gönderemiyorum. Uygulama, ne zaman yorum göndersem, kocaman kırmızı harflerle hata diyor; ardından da yorumumun tehlikeli link içerdiğini söylüyor. Kimseyi takip edemiyorum. Fotoğraf beğenisinde bulunamıyorum. Bütün işlemler saniyeler içinde geri atıyor. Fotoğraf paylaşıyorum, etiketler ortada yok. Profilimi güncelleyemiyorum.

Asabım bozuldu.
Hesabı terkedip Tutumlupudriyerblog adından ikinci bir hesap açtım.
İki gün paşa paşa kullandım gene hesabımı.
Üçüncü gün, yine aynı sorunlar baş gösterdi.
Yılbaşı gecesi düzeldi, ohh süper derken.. Dün gene aynı problem başladı!

Instagram'a üç kere mail gönderdim. Çünkü sorunun telefonumdan ya da Android'in sürümünden kaynaklanmadığını biliyorum.
Hiçbir gelişme yok.
Soğudum.

Gratis'e neden kızgınım?
Yılbaşı indirim haftasını Balm Voyage paletinden uzak geçirdik. Bu zaman zarfında e-postayla, Facebook üzerinden, Twitter üzerinden kaç kez mail atıp, çözüm önerileriyle birlikte uyarıda bulunduğumu hatırlamıyorum.

Eh be kardeşim, sen Gratis'sin ama tek değilsin ki? Bunun Rossman'ı var, Douglas'ı var, Watsons'ı var. The Balm bir tek sen getiriyor olabilirsin ama rakiplerin var! İndirim dönemi önceki ürünlerin ana fiyatlarının zamlanıp sonra indirimlerin bu fiyatlar üzerinden yapılması, farklı mağazalarda fiyatların farklı olması, kimi mağazalardaki çalışanların dünyadan bihaber olması gibi sorunlar; geçtiğimiz zaman zarfından blog yazarları tarafından sıkça konuşulmuştu.

Lojistik yetersizlik ve adam gibi bir açıklama gelmemesi (yani "Şu şu şu sebepten dolayı bir sıkıntı var, çözmeye çalışıyoruz, anlayışınız için teşekkür ederiz" gibi) onun yerine "İlgili birime ilettik" bildiriminin gönderilmesi beni iyice çileden çıkardı.

Sonuçta ne mi olacak?
The Balm satın almam gereken acil bir şey olmadığı takdirde, tercihimi yerel kozmetik ve parfümeri dükkanlarından yana kullanacağım. Essence'ımı da gider Rossman'dan edinirim. Onun dışındaki tüm ürünleri, aynı indirimlerle küçük esnafım da satıyor, biraz da onların cebi para görsün. En azından kurumsallık arkasına sığınıp laf cambazlığı yapmıyorlar.

Velhasıl Tutumlu'nun canı sıkkın.
Gratis'i boşverdim de.. Şu Instagram düzelse iyi olacak!
Yoksa son çare, şahsi hesabımı blog hesabına çevireceğim.
Instagram yorumlarınıza yanıt veremediğim ve beğenilerinize / takiplerinize dönemediğim için özür dilerim.

Sevgiler!

9 Aralık 2013 Pazartesi

Mürdüm - Yeşil Buğulu Gece Makyajı

Aslında bu çekim, birkaç hafta öncesinden bir gece gezmesine ait.
Ne var ki yoğunluktan dolayı, yayınlamaya ancak şimdi zaman bulabildim.

Sonbahar ve kış aylarında hem göz farlarında hem de rujlarda mürdüm tonlarına yöneliyorum. Bu anlamda favori tamamlayıcım ise bakır ve petrol yeşili oluyor.


İşe, far bazı kullanarak başladım. Ardından, Essence'ın 30 numaralı mono farını, göz kapağıma geçtim. Bu uygulamayı yaparken, göz pınarıma yakın kısımları özellikle boş bıraktım.


İkinci aşamada, The Balm'ın Balm Jovi paletinde yer alan Alice Cooper farını, hafif dokunuşlarla kaş kemiğimin altına gölge yapacak ve göz pınarında bıraktığım boşluğu dolduracak şekilde uyguladım. Daha sonra dağıtmaya geçeceğim ve eşit bir görünüm elde etmek istediğim için, simetrik kavisler oluşturmaya çalıştım.


Kabaca sürdüğüm Alice Cooper farını, temiz ve geniş bir far fırçasıyla dağıtarak (ileri geri hareketlerle) daha yumuşak bir görünüm elde ettim. Aynı ürünü alt kirpik diplerime de geçtikten sonra, makyajımı Maybelline jel eyeliner ve Alix Avien DNA maskarayla tamamladım.

Önemli not: Alt kirpik diplerine böyle iddialı renkler sürerken, ufak fırçalarla ve az miktarlarla çalışın. Ve elinizde varsa, gözünüzün içine mutlaka ten rengi bir göz kalemi çekin. Aksi takdirde ağlamış / akşamdan kalmış / alerji mağduru olmuş / on saniye önce yirminci kez hapşırmış bir sonuçla karşılaşabilirsiniz.

Sizin en sevdiğiniz gece makyajı hangi tonlarda?
Sevgiler!

29 Ekim 2013 Salı

Aldım fırçayı elime.. Happy Halloween!

En yakın arkadaşımın bana modellik yapmayı sevdiğini artık hepiniz biliyorsunuz.
Bir önceki maceramızı (!) şu yazıda sizlerle paylaşmıştık.

Bu seferki buluşmamız akşamın geç saatlerindeydi ve ikimizin de hınzırlığı üzerindeydi.

Malum ekim ayındayız, ortada da bir Halloween coşkusu var (!)
Ben de aldım fırçayı elime.. Ortaya femme fatale formatında, vampirimsi bir şey çıkardım.

("Gavur işi bayramlara ne özeniyorsunuz?" diyesi gelebilecek olanlar için minik anekdot: Cadılar Bayramı, Amerika'nın oyunu değil, Brezilya'dan İrlanda'ya, dünyanın pek çok ülkesinde kökenleri bulunan ve esası şaman ritüellerine dayanan bir kutlama biçimidir. Türk kültüründe yeri olmayabilir ama yaşadığımız şehirde bol miktarda yabancı değişim öğrencisi ve düzenlenen temalı partilerimiz var. O zaman neden olmasın?)


Arkadaşımı kendime kanvas yapmayı çok seviyorum ama cildi kurumaya çok müsait olduğu için dilediğim ten sonucunu edinmem biraz zaman alıyor.


Makyaj sırasında Rimmel London, The Balm, NYC, Loreal gibi 
pek çok markanın pek çok ürününden yararlandık. 
Özellikle göz kısmında o kadar çok far karıştırdık ki, kalkıp da size özellikle bir isim veremeyeceğim. Ama fondötenimiz Max Factor, kapatıcımız Essence, eyelinerımız Maybelline jel eyeliner, rimelimiz Maybelline Rocket Volum Express. 
 Bunlardan son derece eminim! :)


Solgun, düz bir ten istediğimiz için allık, kontürleme gibi herhangi bir tekniğe girişmedik. 
Göz makyajındaki hedefimiz ise biraz dağınık, biraz uykusuz (vampir efekti vermek istiyoruz, malum!) oldukça koyu ve buna rağmen seksi bir sonuç almaktı.


İstediğimizi de elde ettik sanki! Ne dersiniz?
Sevgiler!

23 Ekim 2013 Çarşamba

Essence Me & My Ice Cream Eyeshadow - 01 Cone Head


Burada yer alan yazımda, Essence'ın 01 Cone Head göz farını aydınlatıcı olarak kullandığımı ve çok da memnun olduğumu söylemiştim. Kozmetik Canavarı'nın ürün performansı sorusu ve yazı önerisi üzerine, bu çok sevdiğim farın özelliklerini sizlerle paylaşmak istedim.


Cone Head, Me & My Ice Cream serisinde yer alan, sim içermeyen ama pırıl pırıl olan bir far. Mükemmel bir pigmentasyonu var. BuyCosmo'dan satın aldığım ürün elime geçer geçmez, bu kadar şahane bir şeyi göz farı olarak kullanmanın büyük hata olacağını düşündüm ve kendisine aydınlatıcı misyonunu yükledim. Pişman değilim!


Cone Head oldukça bereketli, tozumuyor, elinizde o an için fırça yoksa parmaklarınızla bile uygulama yapmanıza imkan tanıyor. 
Aşağıda, Cone Head'in, The Balm'ın Mary Lou Manizer'ı ile swatch karşılaştırmasını göreceksiniz.

Gün ışığında çekim. Soldaki Cone Head, sağdaki Mary Lou Manizer.

Flaşlı çekim.

Cone Head'in, Mary Lou Manizer kalitesini yakalayacak kadar iyi olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim.
Yapıları çok benzer, hemen hemen aynı kadifemsi hissi bırakıyorlar.
Aralarındaki tek fark, renk.
Cone Head; şampanya tonlarına kaçan pigmentler içeriyor.
Mary Lou Manizer ise daha altın rengi bir yapıya sahip.

Sizin favori aydınlatıcınız hangisi?

4 Ekim 2013 Cuma

Kış Trendi Makyaj Örneği - Bordo Dudaklar

Balkanlardan gelen soğuk hava dalgası (!) hepimizi serseme çevirdi, birkaç gün öncesine dek tişört şort formatında mutlu mesut dolanıp, akşamları "Ay hafiften serin mi çıktı ne?" derken, bugün ilk defa bere giymek zorunda kaldım.

Böyle olunca, dışarı çıkarken bu sezonun kış makyajı trendini yüzüme uygulamamak olmazdı tabii.

(Yalan. Sabahın köründe uzun uzun gözümü boyamaya çok üşendim, bu sade trend de çok işime geldi! Uyku sersemi bu kadar oluyor!)

Şuradaki yazımda, dudakların koyu, vurgulu renklere bürüneceğini, gözlerin ise nispeten daha geri planda kalacağını belirtmiştim.

Haliyle tercihim, bordo ruj ve basit bir eyelinerdan yana oldu.
Tabii bu bir makyaj tutorialı sayılmaz çünkü fotoğraflama yapmak, tam evden çıkmadan önce aklıma geldi. 


YÜZ

Öncelikle yüzümü, Avon'un yeni çıkardığı kış bakım serisinin kremiyle nemlendirdim. 
Ardından Watsons'ın ürettiği ve benim de pek severek kullandığım BB kremi uyguladım. 
Pudra seçimim, Rimmel Stay Matte oldu. 
Göz altı kapatıcısı olarak ne sürdüğümü hatırlamıyorum!
Allık ise Essence'ın Me & My Ice Cream serisinde yer alan Ice Bomb. Allık kullanmaktan benim kadar nefret eden bir insan olamaz, buna rağmen müptelası oldum.

GÖZLER

Göz kapağımın rengini eşitlemek için yine Essence'ın I Love Stage göz farı bazını kullandım. Bu üründen kimileri çok memnun kimileri değil. Ben, ilk grupta yer alıyorum.

Bazın üzerine, The Balm'ın en sevdiğim paletlerinden biri olan Nude Tude'un Snobby rengini geçtim. 
Kaşlarımı aynı palette yer alan Sleek rengiyle hafifçe doldurdum.

Maskara iki ince kat, markası ise bitirmeye çalıştığım Avon Color Trend.

DUDAKLAR

Ruj Avon'dan, elimdeki 2132324 tester rujdan biri. Ultra Color Rich serisinden Oxford Wine
İlk işim bu rujun tam boyundan edinmek ve bir de uygun dudak kalemi bulmak olacak. 
Fotoğraflarda renk, her ne hikmetse daha açık duruyor, üstelik flaş kullanmadığım halde. 

Esas rengi şöyle:


Sizin "uyku sersemi" makyajlarınızın olmazsa olmazları neler?

6 Eylül 2013 Cuma

Kısıtlı İmkanlarla Makyaj

Benim için makyaj yapmak, terapiden farksız.
"Yüzü tuval olarak görmek" olayı var ya, aynen öyle.

Kadınlar stresli zamanlarda kendini temizliğe verir, kuaföre atar, alışveriş yapar... Ben ise makyaj fırçalarıma sarılırım. Basit bir ruj bile insanın modunu değiştirir.

Ne var ki bu seferki konu mankenim, çok yakın bir arkadaşım oldu!

Uzun süredir kimseye makyaj uygulaması yapmamıştım.
Üstelik bu sefer işim, çok daha zorluydu.
Neden mi? Fikir birden ortaya çıktı. Arkadaşım ise başka bir şehirden gelmişti, malzeme yelpazesi son derece dardı ve benim de yanımda makyaj ürünü namına hiçbir şey yoktu! Evden nasıl çıktıysam...

Sonuç olarak biz bu denemeyi "Limited Makeup Item Challenge" olarak adlandırmaya karar verdik.
Yani "Kısıtlı İmkanlarla Makyaj"!

Elimizde olanlar: The Balm'un Hot Mama allığı, Cheater maskarası, Balm Jovi far paleti, Loreal'in True Match pudrası, bir süngerli aplikatör, bir far fırçası, bir de Rimmel London marka dipliner.

Ortada ne baz vaaar, ne fondöten - BB krem - kapatıcı tarzı bir şey vaaar, ne gerekli fırçalar vaaaar, ne kaş kalemi vaaarr.. Ne olacak? E o zaman mücadele başlasın!


Bu arada Balm Jovi far paletinin her kadında bulunması gereken bir ürün olduğunu tekrar tekrar belirtmek isterim. Aydınlatıcısı, ruju, geniş ve cesur renk skalası, allığı... Hiçbir şey olmasın ama bu palet olsun desem yeridir!


İşe, iyice nemlendirilmiş yüze pudra uygulayarak başladım. Allahtan pudranın süngeri içindeydi ve oldukça kaliteliydi. Yoksa elle pudra sürmek gibi fantastik bir işe kalkışmış olacaktık! Loreal'in True Match Powder ürününü daha önce hiç denememiştim. Ama kapatıcılığı ile benden tam puan aldı. Hatta şöyle söyleyeyim, kendisi göz altlarında bile büyük fark yarattı!

Kaş altına "Adagio" sürerken...
Göz makyajında Balm Jovi'nin Lead Zeppelin farını kapakta, Allegro farını ise kaş kemiğinde ve V kısmında kullandım. Göz pınarlarına ışıltı vermek için Metal-ica ve Iron Maid-in farlarını karıştırdım. Böylece ortaya, altın ve gümüş rengi arası, nefis bir renk çıktı.

Tüm bu uygulamaların ardından, göz kapağının tam ortasına bir miktar aydınlatıcı kondurdum ancak yukarıdaki fotoğraf bunu yapmadan önce çekildiği için maalesef göremiyorsunuz.

Allegro inanılmaz bir far. Burun kontürlemesinde ve kaş doldurmada yine bu seçenekten faydalandım. Ardından yine Balm Jovi paletinin içinde yer alan aydınlatıcıyı ve Hot Mama allığı kullanarak işlemi tamamladım.
Biraz eyeliner, biraz rimel..

Kısıtlı imkanlarla başladığımız macera, tahmin ettiğimizden de tatmin edici bir şekilde son buldu!


 Siz daha önce elinizin altında minimum malzemeyle makyaja kalkıştınız mı? Ortaya nasıl bir sonuç çıktı? Göz kaleminden far yapmak ya da ruju allık olarak kullanmak gibi formülleri denediniz mi?



blogger template by lovebird